Akıl Oyunları (A Beautiful Mind)

Filmin Konusu (Kısa Özeti):

Akıl Oyunları (A Beautiful Mind), sosyal ilişkilerinde sorunlu bir matematikçi olan Nobel Ödüllü John Nash'in hayatını konu alıyor… John Forbes Nash kazandığı bursla Princeton Üniversitesi'nde öğrenim görmeye başlar. Filmde olayların çoğunluğu üniversitede kopmaya başlıyor. Nash her dahinin yaptığı gibi derslerin zaman kaybı olduğunu düşünür ve asosyal bir kişiliğe sahip olmasının yan etkileriyle beraber okuldan atılma derecesine gelir. Amma velakin parlak zekasını kullanarak inanılmaz bir teori ortaya sürer ve kanıtlama aşamasına kadar getirir. Böylece matematik çevrelerince ünü alır başını gider. Zaman içerisinde şizofrenik belirtilerle mücadele etmeye başlar. Nash artık hayal dünyasıyla, asıl gerçekleri ayırt edemeyecek bir aşamaya gelir. Önemli başarısından uzun yıllar sonra Nobel Ödülü'ne layık görülür.

Akıl Oyunları (A Beautiful Mind)

Düşüncelerim:

Yönetmen Ron Howard’ın izlediği yol gerçekten çok akıllıca... Filmin ilk yarısına kadar, hiçbir şeyin farkında olmadan şizofrenik bakış açısıyla izledim. Şizofrenik bakış açısıyla neyi kastettiğimi filmi izledikten sonra daha iyi anlayacaksınız. Filmin ortasına geldiğim de neyin gerçek, neyin hayal olduğunu anlayamaz bir halde merakla filmin sonuna doğru ilerledim. Tabi bu aşamalarda John Nash için biraz duygusallaşmış olduğum gerçeğini sizlerden gizleyemem. Filmi izlerken öykünün masumiyetine saygı gösteriyorsunuz. Bunu başarmış olmaları gerçekten takdire değer. Sadece filmdeki duyguları izleyene geçirebilmeleri bile büyük bir başarı.

Şunu da söylemem gerekir, Akıl Oyunları filminin bu denli başarı elde etmesi kuşkusuz Russel Crowe sayesinde. Gladiator filmin de General Maximus olan Crowe, canlandırdığı karakterlerin içinde kaybolmayı her zaman başarıyor. Beden dili, mekana ve olaylara göre bakışlarının utangaçlıkla öfke arasında gidip gelmesi muazzam, harika iş çıkartmış. Başrol Russel Crowe filmin tek bir karesinde bile aksamayan bir performans sergiliyor. Gerçekten şu an bu sayfadaysanız ve filmi izlememişseniz size imreniyorum. Hemen film için kendinize zaman ayırın, çünkü gerçekten her açıdan müthiş bir film...

Akıl Oyunları (A Beautiful Mind)

Eleştirilerim:

Film biter bitmez herkesin yapması gerektiği gibi google amcanın kollarına koşup, araştırma yapmaya başladım ve film hakkındaki iyi düşüncelerim bir anda yerle bir oldu. İzlediğim her şeyin bir senaryo olduğunu bilmem gerekiyordu!
Bu noktadan sonrası spoiler içerebilir! Filmi izledikten sonra okumanız tavsiye edilir.
Filmin hikayesi gerçek hayattan alınmış bile sayılmaz aslında. İzleyiciye istenilen verilmek istenmiş. Peki gerçek hayatta John Nash'in başından neler geçmiş? Film içerisinde her ne kadar içine kapanık ve pasif bir karaktermiş gibi gözükse de aslında küstah ve huysuz biriymiş. Hastalığı nedeniyle eşi ona otuz yıl dayanabilmiş ve evliliği sona ermiş, hastanede kaldığı süreçte kendi hemşiresiyle ilişkiye girmiş ve evlilik dışı bir çocuk sahibi olmuş. Hastaneden taburcu olduktan sonrada eski eşi Alicia'yla tekrar evlenmiş.

Gişe için insanlara duygusal bir film verelim, onlara istediklerini verelim! Ne mi yapalım? Alicia kocasını hiç terk etmesin, sabırla oturup evinde beklesin. İzleyen insanlar duygusallaşsın ve gelsin paracıklar. Yani anlayacağınız film gerçek hikayeden alınmıştır şeklinde söylese bile tamamen kurgudan ibaret.

Akıl Oyunları (A Beautiful Mind)

Tabi eğer kurgu olmasaydı, John Nash bize olduğu gibi anlatılsaydı, film sonrası Nash hakkındaki tüm görüşlerimiz bambaşka olurdu. Helal olsun adama, neler çekti adamcağız, demek yerine Russel Crowe'un oyunculuğuna saygıdan "Eh işte, güzel sayılabilir." diyecektik. Ne John Nash'i ne de filmi sevecektik.

Yönetmen Ron Howard filmi tamamiyle gerçeklerle çekemezdi belki ama bu denli kezat bir senaryo olmasa daha iyi olabilirdi. Filmi izleyen insanların yüzde yetmiş beşlik kısmı John Nash'in gerçek hayat hikayesini araştırıp öğrenmemiş olacak ki, film hakkındaki duygusal tartışmalar günümüzde halen devam etmekte.

Ne verirsen onu yiyoruz Hollywood, içine ne koydun ne kattın önemli değil...

İzlediğimiz filmlere vakit ayırıyorsak bu vaktimizin boşa gitmediğinden emin olmamız gerektiği kanaatindeyim. Peki filmin başında “gerçek bir hikayeden” cümlesi konulmamış olsaydı ne olurdu. Yaşadığım kandırılmışlık hissini bir kenara atabilirdim. Amma velakin hikâyenin gerçek olduğu bilgisi, seyircileri etkiliyor ve filmin daha fazla dokunmasını sağlıyor. Burada dokunmak derken duygusal olarak bahsediyorum, yanlış anlaşılma olmasın.

Akıl Oyunları (A Beautiful Mind)

Şimdi gelelim senarist Akiva Goldsman'a. Koskoca bir hayatı, bir kadın, iki yakın arkadaş ve rekabet edilen bir başka arkadaşa indirgiyorsun. Sana söylemek istediğim birkaç lafım var!

Senaryo yazmak; karakter geliştirme ve öyküleştirme gibi unsurları ile matematik işidir. Film boyunca biz izleyicilere "Aklınızın değil, kalbinizin sesini dinleyin" mesajını verip, gişe için aklının sesini dinlemiş olman biz izleyicilere film seçerken ne kadar dikkat etmemiz gerektiğinin bir kanıtını daha sunuyor.

Russell Crowe... Çoğu sineblogda filmdeki oyunculuğu eleştiri yağmuruna tutulmuş olsa dahi ben burada bir "hop dedik, ağır olun!" diyeceğim. Çünkü filmi izlerken orta safhalardan itibaren o kadar güzel mimikler sergiliyorki, neyin gerçek, neyin hayal olduğunu ben bile kestiremedim. Tabii bu duygularda filmin heyecanlı kalmasını ve sıkılmamamı sağladı.

Eklemeden eleştiri kısmımı bitirmeyeceğim. Büyük çoğunluk tarafından "Oscar amaçlanarak çekilmiş, oynanmış bir film, tam akademinin seveceği türden" şeklinde eleştiriler yapılmış. Kafam buna takıldı. Biraz düşünün; her yönetmen, filminin Oscar'a aday gösterilmesini istemez mi?

Sonuç olarak, kimileri aksini düşünse de bence harika bir film olmuş.  İzleyin, izlettirin, siz de John Nash'le tanışın...

Akıl Oyunları (A Beautiful Mind)

Filmin Künyesi:

  • Filmin adı: Akıl Oyunları (A Beautiful Mind)
  • IMDb puanı: 8.2
  • Filmin uzunluğu: 135 dk
  • Yönetmen: Ron Howard
  • Oyuncular: Russel Crowe, Jeniffer Connelly, Paul Bettany, Ed Harris ve Josh Lucas
  • Filmin türü: Biyografi, Dram
  • Filmin vizyon tarihi: 8 Mart 2002

Akıl Oyunları (A Beautiful Mind)

Aklımda Kalanlar:

*Nash’in, şizofreni hastalığına karşın espri anlayışının, zekasının ve en önemlisi de iyi tarafını -kalbini- koruyabilmesi, filmin en can alıcı noktalarını oluşturmuş.

*John’a bir diyalogda “Belki de rakamlarla aran insanlarla olduğundan daha iyidir” deniyor bunun üzerine John “İlk okul öğretmenim bana fazla gelişmiş bir beynimin ama fazla gelişmemiş bir kalbimin olduğunu söylerdi” diyor, filmin özetini John Nash kendisi yapmış oluyor.

*İnsan hayal gücünün elverdiği kadar kötülük yapar.

*Alicia evi terk etmeye çalışırken Nash’in arabanın önüne atladığı o sahnede, Marcee adlı küçük kızın hiç büyümediğini söylemesi, unutamayacağım film için dönüm noktası olan bir an...

*Alicia’nın, kocasının elini kalbine götürerek "neyin gerçek olduğunu" anlatmaya çalışması oldukça duygusal bir sahneydi.

Akıl Oyunları (A Beautiful Mind)

Son Sözler:

Karşımıza çıkabilecek zorluklara karşı John Nash gibi inanılmaz bir azimle mücadele etmeli ve kalbimizde neyin gerçek olduğunu asla aklımızdan çıkarmamalıyız. Bunu nasıl mı yapacağız? Mantığımız kadar kalbimizden geçenlere de güvenerek, esen kalın.


Fragman:


Filme Puanım:

4/5

2 Yorum

Yorum Kuralları:
Reklam, tanıtım, küfür, hakaret ve sadece anahtar kelimeler içeren yorumlar yasaktır.

Hatırlatma:
Bloguma destek olmak adına yazıya olumlu ya da olumsuz yorum bırakabilirsiniz.
Yorumlarınız benim için çok değerli ve kısa süre içerisinde mutlaka cevaplıyorum!

Üyeliğiniz olmasa bile anonim profil seçeneğini kullanarak yorum yapabilirsiniz.



  1. O kadar güzel anlatmışsın ki tekrar izleyesi geliyor insanın.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Açıkçası ben daha önce en az üç ya da dört kere izlemişimdir fakat bu hafta sonu filmin incelemesini bloguma yazmak için son bir kez daha izlemek istedim. Gerçekten de etkileyici bir film değil mi? Yorumun için teşekkürler.

      Sil