Bu Hafta Neler Öğrendim? #01

Baktım ki 1 hafta içerisinde çok fazla bilgi öğrenip unutuyorum, bunları not alıp araştırmaya, öğrendiklerimi de blogda yazıp siz değerli okuyucumlarımla paylaşmaya karar verdim. Televizyon izlerken, gazete okurken ya da çalışırken farklı ve şaşırtıcı bilgilere sizlerde denk gelmişsinizdir. Konumuz da bu aslında... Hafta içerisinde öğrendiğim, araştırdığım veya yeni keşfettiğim bilgileri, kısa kısa sizlerle paylaşacağım. Hem bu bilgilerin aklımda daha kalıcı hale gelmesini hem de bu blogu açma amacım olan, okuyucuda küçük tebessümler oluştururken bir şeyler öğretebilme eylemine de bir adım daha yaklaşmış olacağım. Haftanın son günü pazar olduğuna göre her pazar yayınlamaya çalışacağım bir yazı dizisine hoş geldiniz. Her hafta keyifle okuyacağınız ilgi çekici ve eğlenceli bir seri olması umuduyla başlangıcı yapıyorum. Kişisel blogun olmazsa olmazlarından olduğunu düşündüğüm bu yazı dizisine özen göstereceğim ve yazının başına “#01” koyarak devamını getirmek üzere risk alıyorum ama unutmayın risk rızıktır… Hadi başlayalım!

Ayraç

Su aygırlarının sütünün pembe renk olduğunu belgesel kanalları arasında zap yaparken öğrendim. Bu şaşırtıcı bilgi karşısında bir an duraksadıktan sonra hemen telefonuma sarılıp konu hakkında bilgi edinmek istedim. Araştırmaya başladıktan sonra işin bilimsel yanını fark ettim. Su aygırı sütünün pembe olmasının nedeni; vücutlarında üretilen Hipposudoric asit ve Norhipposudroic asit adlı iki farklı vücut salgısından kaynaklanmaktaymış. Bu iki asit türü sırasıyla açık kırmızı ve açık turuncu renklere sahipmiş. Belirli bir oranda, vücutlarında bulunan süte karışmasından dolayı su aygırlarının sütü pembe renk halini alıyormuş. Yine kafamda deli sorular dönerken aklıma bu sütün içilip içilmediği geldi. Evet, doğru duydunuz... Su aygırı sütü içilebiliyormuş hatta 1 fincan su aygırı sütünde yaklaşık 500 kalori varmış ancak insanlar için fazladan herhangi bir yararı/zararı yokmuş. Herhangi ekstra yararının olmaması ve su aygırlarının sütünün çok az olması nedeniyle dünya üzerinde insanlar için satımı bulunmamaktaymış.

Son olarak, açık kırmızı ve açık turuncu renklere sahip olan vücut salgılarının ne işe yaradığını öğrenip, bu çilekli süt dosyasını kapatalım. Su aygırları yaşamlarını su içerisinde geçirmeyi tercih ederler çünkü karadayken oldukça fazla miktarda sıvı kaybederler. Bu sıvı kayıpları nedeniyle hızlı bir şekilde güneş yanığı oluyorlarmış. İşte bu yanıkları önlemede Hipposudoric asit ve Norhipposudroic asit devreye giriyormuş. Aynı zamanda vücutlarındaki zararlı bakterileri engellemede faydalı oluyormuş.

Ayraç

Biri güneş yanığı mı dedi? O zaman araştırmaya devam edelim ve öğrenelim. Güneş yanığı, derimizin güneş ışığına kısa süre içerisinde normalden daha yoğun olarak maruz kalması sonucu oluşan bir deri rahatsızlığıymış. Aslında bu deri rahatsızlığına güneş ışığında bulunan ultraviyole ışınlar sebep oluyormuş. Cildimizde önce kızarıklık meydana geliyor, daha uzun süreli hasarlarda ise içi su dolu baloncuklar oluşuyormuş. Kızarıklık, ağrı ve şişme güneşten 2-4 saat sonra başlayıp 24 saatte maksimuma ulaşıyormuş. Genelde gündüz plaja gidip deniz keyfi yaptıktan sonra akşam yanıklardan sırtüstü uyuyamama sebebimiz buymuş. Ultraviyole ışınlar! Güneş yanığı birinci derece yanık türüne giriyormuş fakat içi su dolu kabarcıklar oluştuğunda yanık artık ikinci dereceye yükseliyormuş. Üçüncü derece yanıklarda ise kabuklanmalar oluyormuş amma velakin güneş üçüncü derece yanığa sebep olmuyormuş.

Ayraç

Bir insan hayatı boyunca ortalama olarak 22 kilogram deri kaybediyormuş. Bunun en büyük nedenlerinden biride güneş yanıkları sonrasında derinin deformasyon gerçekleştirmesiymiş. İnternette gezerken öğrendiğim bir diğer küçük bilgi ise evimizdeki toz parçacıklarının büyük çoğunluğu ölmüş deri dokularından oluşuyormuş. Sanırım evimi daha sık süpürmeliyim.

Ayraç

Kıta isimlerinin hepsinin aynı harfle başlayıp aynı harfle bittiğini biliyor muydunuz? Bir an durup kıta isimlerini hatırlamaya çalıştığınızı ve "nasıl ya?" şeklinde kendi kendinize sorduğunuzu duyar gibiyim. Çok kafanızı yormayın, bütün kıta isimleri “a” harfiyle başlayıp “a” harfiyle bitiyor… Dünyada tartışmaların döndüğü bir konuya denk geldiniz. Günümüzde bazı jeologlar ve bilim insanları dünyada en fazla dört ya da beş kıta olduğunu söylüyor. Yaygın olarak ise dünyada altı veya yedi kıta olduğu kabul edilir. Bazı bilimciler tarafından Afrika, Avrupa ve Asya’nın birleştiği yer Avrasya kıtası olarak görürken, bazıları tarafından bu bölge ayrı bir kıta olarak değil sadece o bölgenin takma adı olarak kabul edilir. 

Herkesçe kabul edilen altı kıta şunlardır: 
  • Avrupa kıtası
  • Afrika kıtası
  • Antarktika kıtası
  • Asya kıtası
  • Amerika kıtası
  • Avustralya (Okyanusya) kıtası 

Takım kıtaları ise şunlardır:
  • Avrasya kıtası
  • Afrika-Avrasya kıtası
Ayraç

Duyduğum zaman, işsiz gibi üç dört defa denediğim ve gerçekten de doğru olduğuna inandığım bir bilgi vereceğim size. Hiçbir kâğıt parçası yedi defadan fazla ikiye katlanamaz! Denemesi bedava…

Peki neden ne boyutta olursa olsun bir kâğıt yedi defadan fazla katlanmıyor? Çünkü ortadan ikiye kendi boyutunun yarısı oranı kadar katlanacaktır. Her seferinde ise kalınlık artacak ve yediden sonra katlanmayacak bir sertliğe ulaşacaktır. Bir pres makinesi getirin anasını bile ağlatırım diyorsanız, şu videoyu bir izleyin. Yedinci denemesinde kâğıt patlıyor. Hidrolik pres uygulandığında patlamasının sebebi ise kâğıdın bileşeninde kalsiyum karbonatın olmasıymış.

Konuyu derinlemesine araştırdığımda bu önermenin yanlış olduğunu öğrendim. Yine de ortamlarda bu bilgiyi verip, insanların yedi defadan fazla katlamaya çalışıp başaramamasını izleyip eğlenebilirsiniz.

2002 yılında Britney Gallivan 1200 metrelik bir tuvalet kağıdını 12 kere katlayarak bu rekoru kırmıştır ve bu önermenin yanlış olduğunu kanıtlamıştır. Ayrıca kaç defa katlamak istiyorsanız ne kadar uzunlukta kâğıda ihtiyacınız olduğunu bulmak için şöyle bir formül geliştirmiştir.


Kağıt Katlama Formülü

*t kalınlığında uzun bir kâğıdı -hep aynı yönde- n defa ikiye bölmek için.
**t kalınlığında uzun bir kâğıdı -istenilen yönlerde- n defa ikiye bölmek için.

Ayraç

Las Vegas´taki kumarhanelerin hiçbirisinde saat ve pencerenin olmadığını zaten biliyordunuz. Peki neden yok bunu biliyor musunuz? Aslında bunun cevabı oldukça basit... Oyuncunun zaman algısını yok ederek daha fazla oynamasını ve zaman ile ilgili endişe duymamasını, daha rahat davranmasını sağlamak için. Ayrıca kumarhanelerde “Gündüz oldu mu, sabah ezanı okundu mu acaba?” şeklinde sorularla beynin meşgul olmaması ve oyuncunun oynamaya devam etmesinin sağlanması amacıyla pencere yoktur. Basit ama akıllıca bir fikir. Kumarhanelerin, tamamıyla insan psikolojisini etkileyecek şekilde inşa edildiği ve dekorasyonunun insanı içerde tutmaya yönelik hazırlandığı bilgisi de kulağınıza küpe olsun.

Ayraç

Sivrisinek koruyucu spreyler, sinekleri kovmuyor... Bizi gizlemeye yarıyor. Sivrisineğin alıcılarını bloke ederek bizim orada olduğumuzu anlamamasını sağlıyor. Boşu boşuna sivrisineğe doğru sıkmanıza gerek yok. Kullandığınız alana doğru sıkmayı tercih edin ve farkı görün.

Bir bilgiyi araştırıp öğrendiğimde hemen karşıma yeni bir soru çıkıyor ve akabinde yeni bir bilgi… Sivrisineğin o işkence gibi gelen vızıltı sesi onun saniyede 500 kez kanat çırpması yüzünden oluşuyormuş. Ayrıca yapay spreyler yerine fesleğen kokusunu tercih etmekte oldukça mantıklı bir yöntemmiş. Fesleğen kokusu sivrisinekleri uzaklaştırıyormuş. Başucunuza bir saksı fesleğen ya da bir tutam reyhan koyarsak, odanıza sivri sinek falan gelmez, siz de bu bilgi sayesinde rahat bir uyku çekebilirsiniz…

Ayraç

Geçenlerde bir bilgi yarışmasında denk gelmiştim, "Saat yönünde dönen tek gezegen hangisidir?" şeklinde bir soru vardı. Saat yönünde dönen tek gezegen Venüs'müş. Uzay temalı belgeselleri her zaman severek izlemişimdir. Diğer gezegenlerden farklı olma çabasına bir göz atalım. Neden ters yönde dönüyorsun? Mevcut teoriye göre, Venüs diğer gezegenler gibi aynı yönde dönüyordu. Diğer bir deyişle, gezegenin dönme yönü değişmedi; ancak diğer gezegenlere bakıldığında sadece farklı yönde dönüyor. Bilim adamları bunun nedeninin gezegen üzerindeki güneşin çekme gücünün fazla olabileceğini ve bunun güçlü atmosferik gelgitlere neden olabileceğini tartışıyor. Venüs’ün kabuğu ve çekirdeği arasındaki sürtünmeler ile birleşen bu gelgitler ters dönmeye neden oluyormuş.

Ayraç

Venüs'le ilgili bu hafta öğrendiğim birkaç bilgi daha var. Güneş ve Ay'dan sonra gökyüzündeki en parlak cisimmiş. Venüs’e teleskopla baktığımızda güçlü bir teleskop kullanıyor olsak bile parlak bir yuvarlaktan çok daha fazlasını göremezmişiz. Adını Aşk ve Güzellik Tanrıçasından alıyor olsa da yüzeyindeki koşullar geleneksel cehennem görüntüsüne daha fazla benziyormuş. Öncelikle tüm gezegenlerin aksine doğudan batıya doğru dönüyormuş. Yani Venüs’te Güneş batıdan doğuyormuş. Ekseni etrafındaki bir turu 243 günde tamamlıyorken, Güneş çevresindeki tam turunu 225 günde tamamlıyormuş. Yani Venüs’te bir gün bir yıldan daha uzunmuş.

Ayraç

Facebook’un yeni projelerinden biri olan Aquila hakkında biraz araştırma yaptım. Temel olarak güneş enerjisiyle çalışan bir drone… İsminin anlamı, Yunan mitolojisinde Zeus’un şimşeklerini taşıdığına inanılan kartaldan geliyormuş, çok manidar çünkü bu drone üç ay havada kalabilecek ve şimsek olmasada gittiği yere internet götürecekmiş. Peki nedir Aquila’nın amacı? Amacı gayet güzel aslında: Tüm dünyayanın internete erişebilmesi. Ayrıca bu cihazı helyum balonlarıyla 20bin metre yüksekliğe çıkarmayı düşünüyorlarmış.

Ayraç

Tofaş’ın 1971 yılında Bursa fabrikasında çıkardığı ve “Murat 124” ismini verdiği arabaya neden Hacı Murat denildiğini hiç merak ettiniz mi? Ben merak ettim ve araştırdım. 1974’lü yıllarda kutsal topraklara arabayla gitmek serbest bırakılmış ve birçok kişi sıra bekleyerek aldığı o dönemin piyasasına göre uygun fiyatı olan Murat 124’lerle hacca gidip/gelmiş. Hatta daha sonraları yoğunluktan dolayı, arabayla giriş yasaklanmış. Bunun üzerine Murat 124 hep Hacı Murat olarak adlandırılmış. Ülkemizden hacca gidip gelen ilk araba markası olabilir kendisi... Ben ilk duyduğumda, buradan oraya arabayla gitmek bile bir ay sürer gibi bir tepki vermiştim ama insanlar daha eski zamanlarda yürüyerek hacca gidiyormuş.

Murat adı Fiat markasının Türkiye uyarlamasıymış. Ayrıca Fiat aynı isim değişikliği taktiğini İspanya’da Seat ile uygulamış. Hacı Murat 1967’de Avrupa’da Yılın Otomobili Yarışması’nda birincilik ödülünü almış ve 1995 tarihinde ise üretimi tamamen durdurulmuştur.

Ayraç

Mesela 10 üzeri 12’yi hesap etmeniz gerekecekse 1 rakamının yanına 12 sıfır atmanız yeterli. Örnek olarak 10 üzeri 1’in yanında bir sıfır yani 10, 10 üzeri 2’nin yanında iki sıfır yani 100, 10 üzeri 3’ün yanında üç sıfır yani 1000 ve bu böyle devam ediyormuş.

Ayraç

Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü bitiren öğrencilere “Türkolog” unvanı veriliyormuş. Bu bölüm ile Edebiyat Öğretmenliği bölümlerini okuyan iki öğrenci arasında inanılmaz bir fark varmış. Örneğin İngiliz Dili ve Edebiyatı ya da Türk Dili ve Edebiyatı okuyan bir öğrencinin gördüğü derslerin yanında Edebiyat Öğretmenliği, Türkçe Öğretmenliği ve İngilizce Öğretmenliği gibi bölümlerde okutulan dersler daha kolay oluyormuş. Bu bölümdeki öğrenciler böyle bir unvana ve farka rağmen bazen formasyon alamayıp, öğretmenlikte şanslarını deneyemiyormuş.

Ayraç

Türkan ŞORAY’ın bugüne kadar toplamda 222 filmde oynamış ve bu sayı ile dünyanın en çok film çeviren kadın oyuncusu unvanını elinde tutuyormuş.
Ayraç

Bu haftalık bu kadar. Sizlerde araştırmayı ve yeni şeyler öğrenmeyi seviyorsanız, aşağıdaki ilginç bilgilere göz atabilirsiniz. Bu bilgilerdeki "Neden?" sorusunun cevabını size bırakıyorum.

  • Kanada, Kızılderili dilinde "büyük köy" anlamına gelmekteymiş.
  • Kangurular geri geri yürüyemiyorlarmış.
  • Penguen yüzebilen, ama uçamayan tek kuşmuş.
  • Baykuşlar, mavi rengi görebilen tek kuşmuş.
  • Denizatları, erkekleri hamile olan tek canlıymış.

Sen bu hafta neler öğrendin? Eğer benimle paylaşırsan bir sonraki hafta yeni bölümde yayınlanabilir. İletişim kısmından gönderebilirsin…

Sizinle daha uzun konuşmak isterdim ama eski bir arkadaşımla akşam yemeğim var. Hoşça kalın! -Hannibal Lecter / Kuzuların Sessizliği

6 Yorum

Yorum Kuralları:
Reklam, tanıtım, küfür, hakaret ve sadece anahtar kelimeler içeren yorumlar yasaktır.

Hatırlatma:
Bloguma destek olmak adına yazıya olumlu ya da olumsuz yorum bırakabilirsiniz.
Yorumlarınız benim için çok değerli ve kısa süre içerisinde mutlaka cevaplıyorum!

Üyeliğiniz olmasa bile anonim profil seçeneğini kullanarak yorum yapabilirsiniz.



  1. Sanırım eğlenceli ve güzel bir seri olacak! Aynı zamanda bizlerde her hafta yeni şeyler öğrenebileceğiz...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beğenmenize sevindim, yorumunuz için çok teşekkürler.

      Sil
  2. Şahsen bende bugün bir şey öğrendim sitenizi...Blog sitesi olarak temanızda çok hoşuma gitti kıskandım hocam. Bundan sonra sizi takibe alacağım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel yorumunuz için çok teşekkür ederim, sayın profesörüm.

      Sil
  3. Bilmediğimiz ne çok şey varmış, güzel bir yazı olmuş emeğinize sağlık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne demek efendim her zaman beklerim, yorumunuz için çok teşekkürler.

      Sil