Bu Hafta Neler Öğrendim? #02

Bloggerların, düzenli olarak her hafta yazabilmek amacıyla başlattığı, kısaca BHNÖ adıyla bilinen klişe seriyi oldukça eğlenceli, başarılı ve faydalı buluyorum. Serinin ikinci bölümüyle karşınızdayım, umarım sene sonuna kadar devam ettirebilirim.

Ayraç

ABD Eyaletler Arası Otoyol Sistemi, dünyada üretilen en pahalı proje/yapı unvanına sahipmiş. ABD’nin 34. Başkanı Dwight D. Eisenhower’in fikriymiş ve sadece ulaşım değil, acil durumlarda ulusal savunmayı harekete geçirebilmenin yanı sıra taşımacılık maliyetleri konusunda şirketlere kolaylık sağlayacağından dolayı ülke ekonomisine katkıda bulunacağı düşünülerek tasarlanmış. Ayrıca ülkede yaşayan insanların eyaletler ve kentler arasında rahat seyahat etmesini de sağlamak amacıyla projenin yapımına 1956 yılında başlanmış ve 1992 yılında tamamlanmış. Otuz altı yılda yapılan yollar yol mühendisleri tarafından özel olarak her türlü koşula karşı uzun ömürlü olarak tasarlanmış. Buna karşın biz her altı ayda bir kaldırım ve asfalt döşemesi yapıyoruz…

Ayraç

Dünyada gerçekleştirilen en pahalı yapı listesi ilgimi çekti… Bana sorulmuş olsa ben kesinlikle Uluslararası Uzay İstasyonu şeklinde cevap verirdim fakat Uluslararası Uzay İstasyonu’nun yapımında 150 milyar dolar harcanırken ABD Eyaletler Arası Otoyol Sisteminin tamamlanması için 459 milyar dolar harcanması gerekmiş.

Uluslararası Uzay İstasyonu projesine Amerika, Rusya, Kanada, Japonya, Belçika, Danimarka, Fransa, Almanya, İtalya, Norveç, İspanya, İsveç ve İsviçre gibi ülkeler katkıda bulunmuş.

Birinci sırayı ABD Eyaletler Arası Otoyol Sistemi, ikinci sırayı Uluslararası Uzay İstasyonu alıyor. Peki üçüncü sırada ne var? 116 milyar dolarlık maliyeti ile Kashagan Sahaları… Hazar Denizi üzerine yerleştirilen, en büyük petrol fabrikası veya petrol üretim adası denilebilir. Dünyada gerçekleştirilen en pahalı projeler arasında üçüncü sırada yer almasına karşın günlük 90 bin varilin üzerine petrol üretiliyormuş.

Ayraç

Türkiye’nin en pahalı projesi nedir? Yukarıdaki üçlüden sonra kendi ülkemdeki en pahalı yapıyı da öğrenmem gerekir diye düşündüm. Son dönemde büyük ses getiren, 22 milyar euro bedeliyle İstanbul 3. Havalimanı ülkemizde rekor bir rakama sahip projeymiş…

Ayraç

Her gün başka bir işle meşgul olmadan 24 saat boyunca sadece sayı sayarsanız 1 trilyona ulaşmanız 32 bin yıl sürecekmiş. Bu sürece yeme, içme ve uyuma gibi temel eylemleriniz dahil değilmiş. Hiç kımıldamadan sayacaksınız…

Ayraç

Baro kelimesi Fransızca “barreau” kelimesinden dilimize geçmiş, Fransıca’da çubuk, engel ve bariyer gibi anlamlara geliyormuş ve mahkemede avukatları hâkimden ayıran bariyer manasında kullanılıyormuş. Türkçe’de Baro kelimesi bir şehirde bulunan tüm avukatların zorunlu olarak bağlı olduğu meslek kuruluşu anlamına geliyormuş. 

Ayraç

Telefonun mucidi Alexander Graham Bell‘in günümüze kadar ulaşmış bir ses kaydı varmış. İnanılmaz! Bu ses kaydı 15 Nisan 1885’te kaydedilmiş ve üzerinden 130 yıldan fazla bir zaman geçmiş, insan dinleyince geçmişe gitmiş gibi oluyor. Bu linke tıklayarak youtube üzerinden orijinal ses kaydını dinleyebilirsiniz. Konuyu biraz daha araştırmamıza ne dersiniz? Aslında herkes onu telefonun mucidi olarak tanısa da yaşamı süresince ilgi alanı ses teknolojileri ve kayıtlar olmuş. Graham Bell folyo, balmumu, kâğıt, plastik, metal, kartlar ve cam gibi çok çeşitli malzemeler üzerine ses kayıt denemesi gerçekleştirmiş. Halen daha bu kayıtları o dönemde nasıl çalabildiği bir merak konusuymuş. Konumuza dönelim. Bu ses kaydı nasıl ortaya çıkmış? Amerikan Tarihi Milli Müzesi elinde Alexander Graham Bell’e ait kayıtlar olduğunu açıklamış ardından onlarca bilim adamı müzeyi ziyaret etmiş ve Graham Bell’e ait eşyalar incelenerek ona ait seslerin ortaya çıkarılması için çalışmalar başlatılmış. Mumlu bir plak üzerinde optik tarama teknolojisi kullanılmış ve Graham Bell’in sesinin oynatılması mümkün hale gelmiş. Elbette uzun süre geçmesi sebebiyle ses çok iyi değil fakat bazı kelimeler net olarak anlaşılabiliyor. 

Kayıtta Alexander Graham Bell’in sayılar harici söylediklerini sizler için çeviriyorum. 
“35 sent, 25 sent, 30 sent, 50 sent, yarım dolar, çeyrek dolar, 3 buçuk dolar, 5 çeyrek dolar… Bu kayıt Alexander Graham Bell tarafından 15 Nisan 1885'te Dr. Chichester A. Bell'in şahitliğinde, Volta Laboratuvarı'nda, 1221 Connecticut Bulvarı, Washington D.C. adresinde yapılmıştır. Bu kaydın şahidi olarak, sesimi duyun Alexander Graham Bell…”

Ayraç

Karga tulumba deyimi, İtalyancada “yelkenleri indirip toplamak” anlamına gelen gemicilik terimi carga la tromba‘dan geliyormuş. TDK’ye göre birkaç kişinin birini yakalayıp elleri üstünde havaya kaldırması manasına geliyormuş. 

Ayraç

Eski Yunan uygarlığında bir kadına elma fırlatmak evlenme teklifi etmek anlamına geliyormuş. Bu bilgiyi öğrendiğimde aklıma hemen pokemon animesi geldi. Karşındaki kadına elma fırlatma olayı poketopu atmaktan farksız bence. Ha birde ya elma kafasına gelirse?

Ayraç

Geçen haftaki BHNÖ serisinin ilk bölümünde sizlere kâğıt kaplatmıştım. Bu hafta denemenizi istediğim şey daha basit! Ayağımız, el bileğimiz ve dirseğimiz arasındaki mesafe ile aynı uzunluktaymış. Benim ayaklarım 43 numara olmasına rağmen denediğimde tam denk geldi!

Bu Hafta Neler Öğrendim?

Nedenini araştırdığımda sebebinin tam olarak bilinmediğini fakat insan vücudunun muhteşem bir matematiğe sahip olduğunu öğrendim. Vücudumuzdaki birçok gizemli bilgiyi araştırmak ve öğrenmek için şimdiden hazırım fakat hepsini bu hafta paylaşmayıp sonraki haftalarda sizlere aktaracağım. Yukarıdaki resimden anlayabileceğiniz üzere kol açıklığımızın boyumuzla birebir aynı olduğunu yeni öğrendim ve denemek için evdeki metreyi aramaya koştum. Eşim ve kendi üzerimizde siz değerli okuyucular için yaptığımız deneme sonucu sırasıyla 1,78 ve 1,60 metre sonuçlarına ulaşıp inanılmaz bir şok yaşadık diyebilirim.

Ayraç

Oxford Üniversitesi Aztek İmparatorluğu'ndan bile daha eskiymiş. Eğitim vermeye 1096 yılında başlamış ve resmi olarak 1249 yılında kurulmuş. Aztek uygarlığının tarihi ise 1325 yılından başlıyormuş. Yani Oxford Üniversitesi gerçekten de Aztek İmparatorluğu’ndan bile daha eskiymiş fakat dünyadaki en eski üniversite unvanına İtalya’da bulunan Bologna Üniversitesi sahipmiş. Kuruluşu 1088 yıllarına kadar gidiyormuş ve insanlığın bilinen gerçek anlamdaki ilk üniversitesi olarak kabul ediliyormuş. 

Ayraç

Nike markası, Phill Knight ve Bill Bowerman ortaklığıyla Blue Ribbon Sports adı altında 25 Ocak 1964’te ABD’de kurulmuş. Firmada çalışan ve kendisi de bir koşucu olan Jeff Johnson bir gece rüyasında Yunan mitolojisinde Zafer Tanrıçası olan Nike’yi görmüş ve firmanın adı bu rüyadan sonra Nike olmuş. Bu arada Air Jordan, Nike Golf ve Converse gibi bağımsız markalarında sahibi Nike şirketiymiş. Böyle ünlü bir markanın kurucu ortağı Phill Knight, 1971 yılında Stanford Üniversitesi’nde Carolyn Davidson isimli Grafik Tasarım öğrencisine sadece 35$ dolara tasarlatmıştır. Phill Knight şirketin dünya çapında çok ses getirmesi ve cirosunun artmasının ardından Carolyn Davidson’a elmastan yapılmış Swoosh (Nike markasının sembolüne swoosh denmektedir) şeklinde yüzük ve Nike’tan hisse hediye ederek vefa borcunu ödemiş.

Ayraç

RodiMood’un açılımının Ramazanoğulları Dikim İşletmeciliği olduğunu öğrendim ve firmayı marka isimleri konusunda gerçekten tebrik ettim. Kim tahmin edebilir ki RodiMood’un, Ramazanoğulları şeklinde açılımı olabileceğini… Bu arada şirket marka ismi kadar zekice hazırlanmış sloganlar kullanmış. Bu sloganlar; “Hollywood’dan değil RodiMood’dan” ile “RodiMood very good” şeklindeymil. Bu ifadeler bir dönem Türk televizyonlarında reklamlarda kullanılmış.

Nike ve RodiMood şirketlerini örnek alarak marka oluşturmak isteyenlerin yaptığı iş kadar önem arz eden üç önemli araç hakkında uzunca bir yazı yazmak istiyorum. Marka’nın ismi, logosu ve sloganı ne kadar önemli bir kez daha görmüş olduk.

Ayraç

İkinci haftadan da bu kadar... Yorucu bir hafta olduğunu söyleyebilirim ve önümüzdeki hafta dinlenebilmek adına daha kısa bir BHNÖ yazacağım. Bu hafta neler öğrendim serisinin klasik kapanışını yapıyorum, hoşçakalın! 

Ayraç

Sizlerde araştırmayı ve yeni şeyler öğrenmeyi seviyorsanız, aşağıdaki ilginç bilgilere göz atabilirsiniz. Bu bilgilerdeki "Neden?" sorusunun cevabını size bırakıyorum.
  • Develerin üç tane kaşı varmış.
  • Yunuslar bir gözü açık uyuyormuş.
  • Bir saat süreyle kulaklıkla herhangi bir şey dinlediğimizde, kulağımızdaki bakteri sayısı %700 artırıyormuş.
  • Sıcak su, soğuk sudan daha ağırmış. 
  • Kelebekler ayaklarıyla tat alıyormuş.

Sen bu hafta neler öğrendin? Eğer benimle paylaşırsan bir sonraki hafta yeni bölümde yayınlanabilir. İletişim kısmından gönderebilirsin…

24 Yorum

Yorum Kuralları:
Reklam, tanıtım, küfür, hakaret ve sadece anahtar kelimeler içeren yorumlar yasaktır.

Hatırlatma:
Bloguma destek olmak adına yazıya olumlu ya da olumsuz yorum bırakabilirsiniz.
Yorumlarınız benim için çok değerli ve kısa süre içerisinde mutlaka cevaplıyorum!

Üyeliğiniz olmasa bile anonim profil seçeneğini kullanarak yorum yapabilirsiniz.



  1. Yine harika bilgiler derlemişsin, teşekkürler.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Beğenmenize sevindim, yorumunuz için ben teşekkür ederim.

      Sil
  2. Ilginç bilgiler için teşekkürler ☺️

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz için ben teşekkür ederim, her zaman beklerim.

      Sil
  3. ben de 2020 için en az haftaya bir yazaı (Pazartesi) hedefi koydım ama hadi bakalım ne yapacağım... Sıcak su soğuk sudan ağırmış çok ilginç geldi ya, ayak ölçüsü el bileği diresek arası eşitliğini biliyordum. Rodi de güzelmiş ya hem yerli hem yabancı ...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Beğenmenize çok sevindim, yorumunuz için teşekkürler.

      Sil
  4. mmm hiç denk gelmemişim bu etkinliğe, deneyebilirim :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Mutlaka deneyin okuyup araştırdıkça yeni bilgiler öğrenmek ve yeni şeyler keşfetmek gerçekten harika!

      Sil
  5. Vay be neler öğrendim. Blog okumak insana çok fazla şey katıyor.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Size katılıyorum blog evreni yazarına da okuruna da bir çok şey katıyor. Yorumunuz beni çok mutlu etti, teşekkür ederim.

      Sil
  6. Teşekkürler, güzel blog, umarım uzun soluklu olur. Takip listeme aldım. Başarılar.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Beğenmenize ve takibe almanıza çok sevindim, yorumunuz için teşekkürler.

      Sil
  7. güzel bir derleme yazısı olmuş, yolunuz açık olsun..

    YanıtlayınSil
  8. Oldukça ilginç ve güzel bilgilerdi. Teşekkürler :)

    YanıtlayınSil
  9. Daha önce duymadığım ilginç ve farklı bilgiler, çok güzel bilgilendirme bir yazı olmuş kaleminize sağlık

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Beğenmenize çok sevindim, yorumunuz için teşekkür ederim.

      Sil
  10. Herkes hit derdinde olduğu için böyle kaliteli yazıları bulmak gerçekten zorlaştı. Teşekkür ederiz. Kaleminize sağlık

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Değerli yorumunuz için ben teşekkür ederim.
      Yine beklerim!

      Sil
  11. Çok güzel olmuş emeğine sağlık

    YanıtlayınSil